En son Eylülde yazmışım buraya.
Çok akıllıcaydı bu blogu açmak bence,yazdıkalrım olmasa yaşadıklarımı yavaş yavaş zihnim imha edecekti.
Yazdıklarım yaşananları bir ıspatı ve yazdıkça da değişimi de gözlemleyebiliyorum.
Eylül,Ekim,Kasım,Aralık,Ocak,Şubat ve nihayetinde Mart..Sonbahar kış geçmiş oldu..
Sonbahar iyiydi,ruhsal olarak da finansal olarak da ama kış biraz zorladı..
Evde daha çok vakit geçiriyor oluşumuz,günlerin kısa gecelerin uzun oluşu,havanın soğuk oluşu vs derken ekonomik manada biraz sıkıştım,bunalacak kadar değil ama yine de sıkıştım biraz.
Herşeye rağmen hamdolsun ki kış bitti.
Daha Mart ayının ilk günü çiçek açmış bir erik ağacı karşıladı beni,habercisi oydu sanki.
Merhaba!Kış biti!..dedi..
Kış bitti!..zorl olduğunu o günün o merhabanın parlaklığından anladım..
Kış bitti diye çığlık atıyordu resmen o küçük erik ağacı..
Evet,kış bitti..bu sessizce içimde yanan bir yangın gibiydi.
Başarabilecek miyim?
Ekonomik olarak üstesinden gelebilecek miyim?..
Defalarca çuval çuval odun taşıdım,bazen daha fazla miktar aldığım için vinç ile direk terasa yığdım bazen param azdı haftalık odun aldım bazen elektirkli petek kullanıldı,klimalarsa işe yaramadı.
Ev yalıtımlı bir ev olmadığı için klimalar sıcak hava üflemekten öte gidemedi..
Aralık ayının son günü restoran işinden ayrıldım,zaten haftada bi kaç kez gidiyordum,yortuların tatillerin ardından piyasa iyice oturdu sanki bundan dolayı da iş talebi azaldı.
Farklı bir sektöre geçtim,saatleri daha az,geliri de öyle..
Full time çalışmak henüz mümkün değil..gün içinde çocuklar ev ve işim gereği dört kez dışarıya çıkmak zorunda kalıyorum.Hiç bir iş yeri bu kadar esnek olup anlayış göstermez ki..dolayısıyla çocukların okulda olduğu saatlerde çalışıyorum.
Bu getir götür işini yapabilecek başka kimse yok dolayısıyla daha ne kadar bir süre bilmem ama tam mesai işine giremeyeceğim.
Babaları aylık bir miktar nafaka ödüyor bazen ekstra para da gönderiyor çocuklara ama bütün giderler bütün manevi yük yine ve hala bende.
Çocuklar,teyze,kedimiz ve ben..burada kaç insan kaç ruh kaç durum var..
Dengele yetiştir,düzenle,hesapla..yaşa ve devam et.
Yılmadan devam et,yıkılmadan devam et.Kimseye açılmadan,saçılmadan,değerini düşürmeden,devrilmeden devam et.
Bir Allah'In kulu tam olarak ne yaşadığımı bilmiyor..
Kendimle başbaşa kaldığımda ise farklı bir gırdap içine giriyorum..Her ne kadar dirensem de elidme değil,düşünyorum.
Biraz geçmişibolca ''Acaba'' devamında ''Olur mu''lar yerini alıyor bir bir..
Sıralanıyorlar karşıma ve cevap bekliyorlar..Alacaklı gibi.
Ne olacak,ne olacağım..bunları düşünmek için erken mi veya tam zamanı mı bilmiyorum..
Şöyle yapsaydın böyle mi olurdu ''Acaba?''..
Yeteri kadar ''Sabır/Anlayış/Emek'' göstermedim vermedim mi ''acaba?'':.
Hepsini bolca verdim,canımın son damlalarını gördüm ruhumun varilinde..bir kaç damla kalmıştı geriye onları da beni hasta eden yavaş yavaş öldüren durumdan çıkabilmek için kullanmak zorundaydım..
Ne ''acaba''sı var ne ''keşke''si..o kadar emindim ki o evlilikten kendimi kurtarmam gerektiğini.
Asla içimde şüpheler yok aslında..ama insan sorguluyor,sorguluyorum elimde olmadan..
Neyim/neyimiz yeterli değildi?..
Ne yetmedi ona?
Veya şimdilerde hemen hemen bir yıl sonra,acaba kararından memnun musun acaba?..tüm bu acılar bu kayıplar bu darbeler ne içindi acaba?..demeden edemiyorum..
Ne içindi acaba?
A c a b a ?..

0 Comments