Sessiz Hayat Filmi


 

Noel bayramından bu yana bol etkinlik içeren rengârenk cıvıl cıvıl dönemler oldu.

Yaşadığım ülkenin bir şehrinde.

Çevredeki insanların coşkusu yüksekti ki bana bile tadımlık mutluluk sıçradı..

Noel geçti hemen ardından koşar adım Yılbaşı geldi,sonrasında suların kutsanması yortusu.

Kısa bir ara verildikten sonra yakında yine bir Sevgililer Günü telaşı başlamış oldu.

Vitrinlerden indirildi Noel babalar ve çam ağaçları sırada ponçik ponçik pelüş ayıcıklar,küçük büyük büyükçe devasa vs..hepsi kırmızı.

Bir günde de bitti.


Hayatın her alanına sinmiş sattırmak adına tasarlanmış akıl almaz hediye önerileri..tonlarca çöp olarak da yorumlanabilir farklı bir bakış açısıyla.

Bir güne mahsus olan ne olduğu belli olmayan bir günün kutlanışı çevreye ve o konsepte profil olarak uymayan insanlara zulüm gibi de yorumlanabilir..

Süslü püslü ayıcıklar dediğim gibi çok sevgi var çünkü bolca sevgi bolca aşk var çünkü ama ne denli gerçek,ne denli kalıcı bilinmiyor...ama hep tadımlık.

Doymak için değil ki dercesine..

Hayat artık doyurmuyor insanları her şeyin içinde sodyum glutomat mıydı o,işte ondan koymuşlar sanki..yediriyor ama doyurmuyor hiç bir şey.

Ben de izliyorum..

Yapaylığın içindeki yapaylığı izliyorum ne kadar iyi ayak uydurup entegre olduğumuzu nasıl dejenere olduğumuzu izliyorum..

Sessiz bir hayat filmi işte..

İş çıkışı bir cafede oturdum.Güzel bir yağmur yağıyordu,içeride değil ama dış alanda oturmak istedim.

Azıcık ıslanmak için azıcık üşümek için belki azıcık bir yağmurun dokunduğu son şey olmak için.

Karşımda yapraklarını dökmüş bir ağaç vardı,dallarındaki yağmur damlalarını görüyordum,sokak daracık,taş döşeli..gelen geçen kişi sayısı az,öğle vakti.

Geçeleriin hepsi ıslak paçalı,şemsiyeli,telaşlı.

Kahvemi söyledim,sigaramı sardım..müziğimi açtım..Leopar şalım omuzlarımda,montum yan sandalyede,inceden soğuk.

Öylece durdum..telefonun şarjı bitti.yağmur sesi kaldı,nefesimin sesi kaldı,içinde olduğum an kaldı..

Anneydim,çalışandım,koşan,toparlayan,seven,sevdiren,yetiştiren ve hayalleri olandım.

Yağmur kadar güzeldi herşey.

Ben dahil..o an hiç bir şeyi değiştirmek istemedim.

Değiştirmedim.




P.S:Postun başına da arabada çekilen bir fotoğrafımı koydum,şimdi bazen bazı fotoğraflarımı beğenmediğim oluyorikendimi de kendime beğendirmediğim bazı günler hani,olur da o kadar ömrüm varsa ''ne aptalmışsın kızım'' demek için .

Bu fotoğrafta 47 yaşımdayım.







0 Comments