Nisan..Renkler kokular gözyaşı acı endişe ayrılık kısaca bir çok güçlü duygunun pik yaptığı bir aydı..
Arabamın arızalanıp yüksek maliyet doğrultusunda tamir edilebileceği gerçeği,kedimizin artık evimizde olmayışı..ve daha bir çok şey..
Deli gibi işten işe koştuğum,evdeki hesabın çarşıya uymadığı bir aydı..
Zihnim açık karışık zorlayıcı klasörlerle savaşıp durdu..
Bir çok kişiden yardım istememe rağmen istediğim sonucu alamadığım,varlığımı dünyaya geliş amacımı,neleri ne denli doğru yaptığımı veya yaptıklarımın ne kadarı gerçekten bana ait sorumluluklar olduğunu sertçe sorguladığım günler yaşadım.en yakının en uzağın olabileceğini bazen kendi doğurduğunun bile kolayca senden gidebileceğini öğrendiğim günler bunlar..hayatta bunlar da var ya hani...geçti gitti yine de..
Artık hiç bir şey şaşırtmıyor beni..
Küçük kızımın ilk sahneye çıkışı..heyecanla seyirci olarak onu uzaktan izleyerek elimdeki çiçekler ve gurur dolu bir yürekle mutluluktan dört köşe oldum..
Huzurun çıkış noktasının hala ev ile ilgili olduğuna dair düşüncem değişir mi bilmem..nerdeyse en parlak yıllarımı bir aile huzuru güzel bir evlilik mutlu çocuklar yetiştirme çabası içerisinde geçti..
Ne kadarını başarabildim bilmiyorum..sonu hüsran mı olacak bu çabanın yoksa gerçekten yüreği doyuran bir şey mi onu da henüz bilmiyorum..yolculuk devam ediyor..
Evimi nihayet boyatabildim ve bu beni çok rahatlattı..tek renk seçtim,her hangi bir müdahalem olmadı,her hangi bir yeri dekore etmek için fikirler arayışına girmedim..
Her oda beyaz olsun..zemin temiz olsun yeter ki,zemin temiz olunca üzerine herşey yapılabilir nasılsa..
İlkbahar mevsimlerin en tatlısıdır..renkli canlı..leylaklar mor salkımlar,denize kaçışlarım,kahve ve müzik ve araba sürüş keyfimin terapi gibi gelmesi..hayatımda olan dostlar..düzgün ama yavaş adımlarla hayatıma anlam kazandıran dostların varlığı..
Olabildikleri kadar,verebildikleri kadar,boğmadan zorlamadan,germeden baskı uygulamadan..kendi akışında..kendi tadında yaşanıyor her insan..
İsteyen istediği kadar veriyor var oluyor yatırım yapıyor..kendi akışında bırakınca hayatı bu çok net görünüyor..
Serin,tatlı bir yel eşliğinde güneşin dünyayı bir kaç saatliğine ısıttığı günlerde insanların denize yakın restoranlara kafelere akın etmesi ve bu kısa zaman dilimini en sevdikleri ile geçiriyor oluşları ne güzel..
Canım kedim..canım kedimin durumu ne yazık ki gün geçtikçe daha da kötüye gitti..yemeden içmeden kesilince bir daha veterinere götürdük..
Veterinerin bakışı..o bakışın içimi yakışı..
Biraz daha bekleyelim..hani..olabilir ya hani..belki toparlar belki biraz su biraz mama yer..ilaçlar belki işe yarar..
Belki..
Olmayacağını bile bile ..
Uyutma günü için veterineri aradım,aynı gün son nefesini salonun balkon kağısı önünde bulutlu yatağının üzerinde güneş ışınları ve sevgimizin sıcaklığı altında son nefesini verip boynunu hafifçe zemine dayadı nihayetinde..
Nerden baksan bi buçuk kiloluk bir canlı..bir buçuk yıl yaşamış bir canlı..
İyi kedim benim..
Bir ilkbahar günü farklı alemlerin canlıları olduk..sen başka yerde biz başka yerdeyiz artık..mekan değişir mana değişmez..sevgi değişmez,formu değişir sadece..
Bu ay içinde yaşanan olumsuz şeylerden bahsetmek istemiyorum..ikinci görseldeki yavrular bir aylığına bizde kalacak,bir yerlerde bulunmuş masum canlılar bakıma muhtaç iki parça can..
Allah bir alıyor iki veriyor..
Gerçekten Allah bir alıp iki veriyor..son olarak..
Şu kadarını örtülü bir şekilde yazmayı isterim ama.
Ciğeri olmayan ciğersizdir,sevmemiş olan sevmemiştir..bir çok durumu biz iyi niyetimizden görmemeyi seçmişizdir,kendimizi seve seve kandırmış seve seve canımızın yanmasına göz yummuşuz..
Sevmekten dolayı veya sevmek yüzünden..
0 Comments