Bakteri



Ooh..

Bu derin bir nefes sayılsın..

Ne çok ne uzun düşündüm bugün,ne uzun kaygılandım,zihnim o kadar doldu ki içindekileri genzime sonra boğazıma oradan da mideme indi..

Bir şekilde hallettim günlük işlerimi..

Zor olsa da yataktan kalktım.

Kahvemi içtim,kızlar hazırlandı,her günkü gibi evden çıktık..Okula çabuk ve sorunsuz ulaştık..

Onları bıraktıktan sonra endişeler bir bir zihnimin kalabalık kapılar avlusundan belirlemeye başladı..

Arabayı kenara çektim torpido gözünü açtım,biraz göz kalemi bir maskara sürdüm..az ilerideki kahveci dükkanından da bir capuchino alıp denizin yolunu tuttum..

Ayağım gaz fren debriyaj üçlüsünü robotlaşmış bir şekilde dolaştı durdu..iki tane kırmızı ışıkta geçtim son anın azıcık ötesinde bir zamanda..

Sıkıntı olmadı.

Denize ulaştığımda yine aynı boğluk aynı serinlik aynı güneş..hatta biraz soğuktu diyebilirim.

Havada kar kokusu vardı,enteresan.

Güneşli mi güneşli bir gündü..

Kulaklıklarımla kahvemi alıp arabadan indim..sahil boyunca yürüyesim vardı,yürüdüm..

İki tane köpek pelşime takılıp sevgi dilendi..verdim..kocaman kahverengi gözleri vardı..yıllarca dostumşuzcasına yanımdan ayrılmadılar yürüyüş süresince..

Denizin kenarında tatlı yeşil renginde yosunlar taşlara sımsıcı sığınmıştı,martılar yiyecek bulmak için kumsalın denizle buluşan noktasında nöbet tutuyordu..kimileri alçaktan denizin üzerinde süzülüyordu.

Herşey mucize gibiydi,rüya gibiydi.

Çok kendimde sayılmazdım ama yüzüme vuran bu hafif soğuk rüzgar yaşadığımı hissettirmeme yardımcı oluyordu,çokça şükretmeme..

Kaygıların geçidi durmak bilmedi..

-En son kavgamız ne kadar da şiddetliydi ne kadar da kolay çıktı ağzımdan bazı sözler nasıl söylebildim nasıl dolmuş nasıl yorulmuş nasıl tükenmişim..

-Dün söz verdiği gibi bana para gönderecek mi?

-Evvela parayı alıp ardından da odunları ayarlamam gerek.

-Ev ve cep telefonu faturaları ödenecek..onları da ödesem iyi olur.

-Neden sürekli kaygan bir zemin üzerindeyim,onu oluşturanlar neydi..

-Karşı çıktıklarım,önceden sezip hatta bu günler gelmeden sebepsiz deyip içimi söke söke ağlamalarımı hatırladım..

-Hep öyle oluyor değil mi?..derin bir acının öncesinde içini söken bir ağlama gelir,açık bir nedenini göremez insan o an ama bir gün anlar neden ağladığını o kadar çok o kadar şiddetli.

Sadece biz kadınalrda mı olur böylesi,evetse bu da Allah'ın bir hediyesi,o büyük acı geldiği anda gücümüz tükenmesin diye belki öncesinde büyük bir kısmının ağırlığını bu şekilde önlüyor hallediyor Rabbimiz belki..
Bana göre bu Onun biz kadınlara büyük bir hediyesi..acı bizi yerle bir etmesin diye,ezmesin diye,bitirmesin sıfırlamasın diye,ağlamayı öncesinde acısını vaktinde yaşatıyor belki..

Belki..

Bu ve bu gibi düşünceler..düşünce içinde düşünceler..kimse göremez onları anlatsam tamamını anlayamaz..

Ama tam da böyle..

Bir anne ne kadar güçlü olmalı..ne kadar tedbrili olmalı tedbirin ne kadar yormasına müsaade etmedli ne kadar hissetmediğini saklamalı,hissetmediğini..

Bir çok şeyi yani,kaygıyı güvensizliği endişeyi,yaşlandığını,solduğunu,kendine bile yavaş yavaş küstüğünü,kadınlığını azar azar minik minik bir yerlere usul usul yönlendirdiğini,önemini ve gerekliliğini göz ardı ettiğini kimler görebilirdi sahi..?

Sahi..

Ooh..

Yine yetmedi kelimeler..azalmadı o kaygılı hal..

Akşam olana dek..

Çığlık çığlığa bir ayakkabıyı sebep gösterip içini söke söke ağlayan bir kız çocuğunun sinir patlaması..

-Neden alınamıyor o ayakkabı,o amca neden o kadar müdahaleci neden her şeye bir yorumu bir fikri olur ki ve ötesinde babam da bilmeden konuşmasın o kadar müdahale edecekse evine gelip herşeye dahil olsun,benim için önem arz eden hiç bir günümde yanımda değil ki..arkadaşlarım bile ondan daha fazla hayatımın içindeler o neden değil ki neden konuşuyor ki..neden..

..sözleri..

Gün boyunca midemde biriken o asit karışımı tam da o anda içimde patladı sanki..ciğerlerimi böbreklerimi belime kadar etkiledi..sonra göğüs kafesime yükseldi gırtlağımı geçip boğazıma erişti..

Boğdu beni gerçekler boğdu beni bitiremediklerim boğdu beni bu fermantasyona uğrayan ilişki..

Sirke desen değil,mantarlaşmış bir şeye dönüştü bu artık,ne tarafa baksan hep bakteri..


0 Comments