Güzelleştirme,gizleme,mış gibi davranma,kendi duygularımı arkaplana atma,sezgilerimin sesini duyamama hali hala mevcut.
Kırılganlık bir gün var bir gün yok.Ağlamak bir gün var bir gün yok.
Her gün duygu durumlarından geçiyorum,çoğunu o kadar yaşamışım ki üzerimdeki etkilerini ve hakimiyet gücünü kavrayamıyorum.
Ağlamak gibi.
Ağlıyorum ama neden ağladığımı dahi bilmiyorum.
Acı gibi ama acı değil,ağrı gibi ama airı gibi de değil,öfke değil kırgınlık pişmanlık terk edilmişlik yetersizlik hiç birine benzetemediğim bir duyguya kapılarak içim söküle söküle sesli sesli bir ağlamaya teslim ediyorum kendimi,istemsiz..
Adını bilmiyorum bu halin..
Arınmak demek istiyorum adına.
Çünkü her ağlamanın bir sonraki günü daha iyi hissediyorum,daha az karışık düşünce ve hislerden uzak geçiyor bir sonraki günüm ve sonraki gün yine dediğim gibi o hal bir kez daha yaşanıyor.
Dün bu hal içine çekildiğimi hissettiğim anda kendime kahve alıp deniz kenarına gittim.
Hani ağlayacaksam yine öyle elimde olmadan sesli sesli en azından bu halinden içinde çıakrken yanımda üzülecek veya yine elidme olmadan üzeceğim kimseler olmasın istedim.
Ve beklenen o ağlama geldi..
İçimden bişeyler sökercesine,şiddetli yağmur yağışlarının ormanda daha kıyıda duran ağaçların köklerini dahi gün yüzüne çıkartıp toprağının tümünü köklerden sıyırırcasına.
Ağladım ağladım ağladım.
Başımı direksiyona dayadım ağladım,bacaklarımı karnıma çekip ağladım,birileri o anda acaba gelip de sırtımı sıvazlar mı diye diye gelmeyeceğini bike bile ağladım.
Geçti içimden o duygu bir kez daha..
Arabadan inip denize yaklaştım,yüzümü o güzel souk suyuyla yıkadım,burnum nefes alamayacak kadar tıkanmış gözlerim muhtemelen şişti.
Açıldım..arabaya dönünde başımı yukarıya kaldırdım.
Gördüğüm manzara ağaçların uçlarıien tepe noktası ve masmavi gökyüzü.
''-Geçti işte,hep merak ettiğin o durum geçti.Adını koyabildin bak sonunda,göründü.
İstediğin de olmuş oldu aslında,bitti.
Bitti işte.İncelmelerin,yavaş yavaş buhar gibi azalışın,silinişin bitti.
Adı belli şimdi,sevin.
İstediğin buydu,işte oldu,geldi..''
İşstediğim buydu evet.
Adını koyamayışım,nasıl bir durum içinde bulunduğumu bilememek beni daha da hasta ediyordu.
Adı olmayan ama benim bütün hayatımı,ruhumu,kişiliğimi ve özümü ele geçiren o halin adını nihayetinde koydum.
Artık;
Nedir bunun adı,öldürüyor beni yavaş yavaş,demiyorum.
Bir odanın içine sıkışmış yavaş yavaş zehirlenmek gibi o hissiyat yok.
Gece uykularımda bacaklarımın durmadan titreyişleri sancıları artık yok.
Tutsaklık hissi yok,bir yere çakılıp hareketsizlik ve çaresizlik yok.
.jpg)
1 Comments
zaman lazım evet.
YanıtlaSil