Ne güzel sustum öyle dimi..
Ne güzel taşıdım giydirdikleri rolü..
Aylarca mevsimlerce yıllarca üstelik..
Çöke çöke de değil,büyüye büyüye taşıdım.
Bir yandan bu rolleri taşıyorum bir yandan da cılız sesini duyurmaya çalışan içimdeki çocuğa ebeveynlik yapmaya çalışarak.
Bir yandan da dünyaya getirilen çocuklara dünya olmaya çalışarak,dünyayı (güya) göstererek yarına hazırlayarak..
Bir yandan yetişkin,kadın eş anne olmuş kimliğimi bulmaya çalışarak.
Bulduğum kadarını geliştirerek.
Okuyamayarak,güzel bir eğitimden mahrum bırakılarak üstelik..
Burada büyük bir gücün bana yardım ettiğini net olarak görebilir insan.
Çünkü ikş taraflı bir istismara yıllarca üstelik uğrayan bir insan kendini bir noktaya kadar tek başına götüremez.
Götüremez.
Yabancı bir dil öğrenemez,kendi özüne dönemez,içine bakamaz,empati kuramaz,sevgiye dair bir şeyleri ekemez biçemez yeşertemez..çöker,ölür.
Ama ölmedim işte.
Bir kaç kez şekillerini geçirdiğimi itiraf ediyorum ama intihara da girişmedim bile..sadece aklımdan geçirdim,düşündüm ama çare olarak göremedim.
O kaçış anlamsız bir kaçış olurdu,yaralayıcı bir kaçış olurdu.
Benim defalarca yaşayamadığım çocukluğumu yaşatan çocuklarıma bana yapılan kötülüklerden daha da ağır bir kötülük olurdu.
Savaşılmalıydı bu yüzden..ne kadar sürerse üstelik,ölesiye gerekirse..
Kayıp vere vere,değer yitire yitire savaşılmalıydı hem de bu görünmeyen ve anlatılamayacak olan bir savaşın tam göbeğinde.
Taze annelik dönemlerimde,kadınlığımla yaşadığım çatışmalar dönemlerimde,insan olarak kaldıramadıklarımı hazmetmeye çalıştığım dönemlerde.
Her yeni yılda,her bayramda,her yeni yaşımda.
Taşınmaşıydı bu hal içimde,en içimde..o kadar içimde işlemişler ki ben bile onu kendimden özümden benliğimden ayırt edemedim yılalrca..
Yalvar yakar Tanrıya..
Yalvar yakar yıllarca..bişeyler düzelsin diye,bişeyler durulsun diye,bişeyler gerçekleşsin diye.
Ama duam yanlıştı galiba..kendim için değildi çünkü asla..asla kendi kurtarılışıma dua edemedim niyazda bulunamadım Tanriya..
Çünkü fark edememiştim kendimi,çünkü bir yanda anne bir yanda eş..zarar gelir miydi bu denli bu insanlardan bana?..
Ah..
Çamaşır teline sonbaharda asılmış beyaz bir elbise gibiyim şimdi.
Yağmurlar yağmış rüzgarlar geçmiş gövdemden,renklerimi soldurmaya başlamış kızgın öğle güneşi,karlar örtmüş beni yavaş yavaş..öylesine sallanıyor içimde bir şeyler hala..
Güvenme duygumu mahvettiler.
Hayaller kurduğum toprakları katlettiler belki ama ölmedim..
Öldürmediler..
Gurur duymuyorum bundan,ölseydim daha başında iyiydi..ama ölmedim.
Yolculuğumu sürdürmemi istedi Tanrı..vardır ucunda bir ödül bir mükafat bir hediye mutlaka..
Olacak evelAllah olacak inşaAllah..

1 Comments
dayanılabildiğine göre insan güçlü işte :)
YanıtlaSil