(Bilinaltıma not:en son yıkımım tam da aşağıdaki gibi olmuştu hatta eksiği yok yazamadıklarım var..bu dosyayı yazdım,içimde dolaşan o günün zehrini bedenimden dışarıya atabilirsin şimdi yerine de daha sağlıklı daha enerjik bir şeylerin yerleşmesi için alan açma çalışmalarına başlayabilirsin..)
Borsalardaki istatiktik çizelgesi gibi ruh halim..
Ondan ayrıldıktan ve resmi olarak boşanıp tüm bağları ve ipleri koparttıktan sonra yapılan istismarın derinliği ve salınan köklerin ne kadar derine indiğini arada bir fark ediyorum.
O günler gözyaşından geçilmiyor.
O günler sanki biri kalbime zihnime hatta bilincime girip her yeri darmadağın etmiş gibi hissediyorum.
Ne iradem yerinde ne sabrım yerinde ne mantığım ne de tahammülüm.
Şöyle düşün sanki birileri örgü odana girip tüm ipleri tüm yumakları yerinden indirmiş karıştırmış ve gitmiş gibi bir şey..
Manzara çok kötü..nerden başlayacağımı nasıl toparlayacağımı hatta toparlayabilecek miyim bilemez oluyorum..
Kocaman bir projektör açılıyor içimde..bana yaptıkları,söyledikleri,mimikleri,tavırları her biri bir hançer gibi ummadığım yerden saplanıyor kalbime,tekrar tekrar..yine,bir daha,durmaksızın ve ben kalkalıyorum bir vadinin ortasında..
Ne arkasına saklanabileceğim bir yağı ne de korunmak için gizlenebileceğim bir ağaç gövdesi var..
Savunmasızım,yaralarımın kapanmadığını gördüğüm için daha da çok kanadığımı hissediyorum..
Sanki tüm çabam boşuna sanki bunca zaman onarım etkisinden yoksun bir işe yaramamış gibi hissettiriyor..
Acının da acısı..durmak bilmeyen bir ağlama..
Bütün musluklar açılmış gözbebeklerimde..çocukken kaybettiğim bebeğime varıncaya kadar ağlayasım var,o ana dek ölmüş ve ölecek olan gülemeyen dünya üzerinde çok kalmayan çocuklara bile ağlayasım var ve..hepsine ağlıyorum da..
Çaban boşuna diyorum..çaban boşuna,bir işe yaramıyor bir yere çıkmıyor..şu cebine bir kaç adet umut saklamıştın çıkar at suya,bir gece bir hayal kurmuştun onu da savur havaya diyorum,olmayacak sen bu durumdan kurtulamayacak iyileşmeyecek gibi görünüyorsun..
Nasıl çözükor omuzlarım nasıl acıyorum kendime nasıl küçük azar azar törpülenerek azaltılmışım yıllarca meğer diye diye,geceyi zor ediyorum..
Uykularım da değişti,uyuyamadığım gecelerimin sayısı arttı..
Bacaklarda huzursuz bir sendrom baş gösterdi..
O bacaklar ki ayrılmadan evvel yere kocaman çivilerle çakılı gibi hissettiriyordu ama şimdi birden birileri o çivileri çıkarmış gibiyim,kanıyor bacaklarım titiriyor,biri sağa biri sola bazen de ikisi de dizlerimden kopup gitmek gövdemden uzaklaşmak istiyorlar sanki..ah..
Ruhumun içinde geçmiş evet..bolca zamanı imkanı da son damlasına kadar değerlendirmiş meğer..
Beni..onu tek seven ona inanan desteğini esirgemeyen kararlarındaki yanlış sonuçları semesine tehlikeleri görmesine rağmen yine de sırf sen istiyorsun diye sana destek olan beni..
Gelmesin istemem..asla asla asla..gelmesin..gelemesin istemeyeyim..
Midem böyle bir gıdayı kaldıramaz iöimde ona bile yer açacak yer bırakmadı sonunda..bütün ipleri görünmeyen bir el tarafından dağılmış odanın tam ortassında otuyurum bazen..
Bazen ben çok yalnız bazen ben şeffaf,her tarafında delikler yırtıklarla..
Üzerimdeki kalıntıları fark ediyorum yine yeniden ..işe yeni başladığımda iş yerimdeki arkadaşlara istemsiz farklı gözle baktığımı hatırlıyorum..kalıntılar bunlar..
Oysa ki ben kolayca bir insana yakalaşacak hatta dokunamaycak kadar soğuk bir mizaca sahibim buna rağmen en uygunu hangisi hangisi ile ne olabilir ne zaman nasıl gibisinden içimde konuşan o sesin sahibi narsistin sesiymiş meğer..ah..
Evdekilere patlayışım sonra tek tek özür dileme girişimlerim,açıklamalarım,gözlerindeki ışığın sönmesine sebep olduğumu görüp narsisten bir kalıntıyı daha önümde buluyor oluşum zihinmi darmadağın ediyor..
Gerçek ben..
Kimliğim..
Kimseliğim yok..o kadar yok etmiş ki beni,içime öyle bir giydirmiş ki olmayan sahte karakterini nasıl baş edeyim,cılız bir sesle bir şeyler anlatmak isteyen özümü beni bile bile gerek çocuk yaparak gerek tek başına sorumluluklarla,nerden patlayacağını bilmediğim ödenmemiş tairhi geçmiş bir fatura veya bir arıza bir sıkıntıyla yorarak yok olmuş,olamamışım hatta..
Ne kadar uzun zaman sürmüş nasıl da sürdürmüş..fark edemediği halde o sahte kişiliğin o maske sahibinin algılayamadıüı halde benim algılamam mümkün olabilir miydi acaba..?
Meğer..ne çok partner arayışı varmış..küçük veya büyük boşluklarda,umulmadık ortamlarda,beklenmedik kişilerden neler beklemiş..ve sanki beni zühnüm ve bedenim onun not defteri veya yedek bir harici disk misali hepisini eksiksiz görüntüsü silüeti,diyalogları ve yaşanmışılığı ile nasıl da hafızama kaydedip kişiliğime işlemiş..
Seninle derin empati kurdum Frida..
Sana da lanet olsun Diego..sana da lanet olsun..

1 Comments
düzenli terapi gerekliii :)
YanıtlaSil