Fotoğraflı Ay Dökümü -Mart/2026

 


Bir Ramazan ayı ve bir Ramazan bayramı daha geçti..içi,derinliği,olanları hakkında çok fazla bahsedemiyorum,teravihe çok fazla gidebilme imkanım olmadı,hem ev hem iş hem okul ve kurslar derken yine beynimi uyuşuk modda kullandım galiba..


Bayram sabahı..

Allah'Im..

Geçen yıl ki Ramazan bayramı sabahı ne kadar kötüydü,ömrümün en kötü bayram sabahıydı..

Boşanmanın hemen arkasından geldi,dengelerin tümü kaymış,neyi nereye koyacağımı nereye basacağımı bilmediğim bir sabahtı..nasıl hissedeceğimi nasıl tepki vereceğimi hiç bir şeye karşı algılaımın etkisi olmadı..algılarım bozulmuştu çünkü..

Bu bayram da..

Sabahı uyandığımda yataktan çıaksım yoktu,yapılan heyecanlı bayram alışverişi olmasaydı heralde çocuklarım olmasaydı ben o yataktan belki de çok geç vakilerde çıkardım..

Anne uyanınca aydınlanır ev anne uyanınca ayaklanır dünya derler ya,dakikalarca düşündüm..

Çocuklara siz hazırlanın diyemezdim ki..ama beni de şu yataktan kaldıracak bir güç de yoktu içimde,dışımda..hiç bir yerde..

Hava da öyle kapalıydı ki..sevmeme rağmen yağmurlu ve kapalı havayı o günkü hava kasvetliydi,hicran doluydu,güzel değildi.

Kendimi nasıl kandırabilirim diye düşündüm..zerre miktarında heyecan yoktu içimde bayrama dair..yatakta mı kalsaydım?

Bencilce..



Kalktım ama o yataktan..zihnimi çiçeklerle kahvaltılıklarla kandırabildim..

Kalk kız!..dedim..

Git,taze çiçekler al kahvaltılık börekler simitler donut'lar al..eve gel suya koy çiçeklerini çay koy..

Yeni bir gün kendini buralara taşıdığın için bu kadar iyi yürütmekle kalkmayıp ayakta durabildiğin için..

Çocukların için..



Çiçekler işe yaradı kısaca..bir kaç ziyaretin ardından devasa bir yorgunlukla ve dopdolu bir kafayla kırık bir kalple eve geldim..yatıp uyudum..bu kadar bayram yeterliydi bana..
Sonraki günler çiçekçilerde buldum yine kendimi ama erkendi tabi..
Mart çetin geçti..
Ama geçti..



Ramazan ve bayram etkinlikleri full force koşuşturmaylıydı..ordan oraya..Nasipse seneye yine..daha iyi bir halde inşallah..
Sağdaki sandalyeler ve rengarek minderler iş yerime yakın bir cafeden..öylesine rahat ki bu Yunan halkı..fazlasıyla da doğal,ne olursa olsun olumlu yaklaşım içinde olmak için gayret içindeler..Allaha çok şükür ki drama seven insan sayısı çok az çevremde bu bile nasıl güzel bir nimet..
Ola kala! (Herşey iyi-Herşey yolunda) Yunanca.


Ponçiğim iyileşiyor ama yerinde durmuyor..kocaman bir kafesin içinde bile rahat edemiyor..dün içinde dört çeşit ilaç alıyor..yürüyor,dolaşıyor ama tuvalet ihtiyacını kafeste görüyor..henüz güçlenmedi..

Balkona çıkarıyorum güneş alsın diye ama gel gör ki üçüncü kattan atlayıp kendini bir kez daha yaralamayı göze alacak kadar kızgınlığa girdi..

Kısılaştırma zamanı da Mayısda..

Umarım tek parça halinde ulaşırız o güne :)

Bekliyoruz,seviyoruz,sarıp sarmalıyoruz onu yine de..olacak inşallah.

Bu ay da böyle..


0 Comments