Son bir haftadır ek bir işe gidiyorum.
Her gün, normal işimden hariç akşam üzeri bazen iki, bazen beş saatlik olan bu iş; evden ikinci kez çıkmayı ve zihni yeniden iş odaklı programlamayı gerektirdiği için biraz ağır gelse de reddetmek istemedim.
Evet, maddi açıdan bir katkısı olacak diye kabul ettim ama işveren ve ailesi o kadar güzel insanlardı ki…
Şaşırdım.
Birçok şeyi ailece yapmak, birbirlerine sevgiyle ve anlayışla yaklaşmak; yeri gelince takılarak, yeri gelince incelikle uyararak sergiledikleri uyum ve tevazuya hayran kaldım.
Bir anne düşünün ki, birçok iş yeri işleten kocasıyla birlikte bir kafede sabahtan akşama dek çalışıyor ama yüzü asık değil, kalbi fesat değil.
Bir baba düşünün ki, evet varlıklı olmalarına rağmen çocuklarının eline işi verip kenara çekilmiyor; onları hayata hazırlamayı ihmal etmiyor.
Bu aile hep birlikte, homurdanmadan, böbürlenmeden; hayatın içinde var olmaya ve gelişmeye çalışıyorlar.
Ve çalışıyorlar…
Kimsenin sırtına binmeden, hırs yapmadan; kendi hâllerinde ama çevreyle de uyum içinde.
Son birkaç gündür müthiş bir yorgunlukla evimin merdivenlerini çıktım. Bazı akşamlar kapıda karşılayan çocuklarımın kucağına saldım kendimi. Bazen omzumdan düşen çantam yere düşer düşmez ağlamaya başladım.
Nefsim incindi, beklentilerim incindi; hayallerim gölgelere kaçıp saklandı belki…
Ama bu akşam sondu.
Ve ödeme yapıldığı anda içimde sanki sımsıcak bir su dolaştı.
Ödeme yapıldığı için değil elbette; emeklerimin karşılığını aldığım için… Bu da mutlu ve memnun etti. Ama asıl, işverenin “Bir şeyler ikram edelim, bir şeyler yer misin?” diye sormasıyla, oradaki insanlık karşısında çözüldüm.
Eşi, hafif ama tatlı bir tebessümle ıspanaklı kol böreğini maşa ile alıp mikrodalga fırınına koydu.
İşte bu anlayış, bu yaklaşım insana çok iyi geliyor.
Evet, insanlar farklı kulvarlarda bulunabilir; ortak bir amaca hizmet ederken yan yana durabilir. Belki birileri daha farklı bir pozisyonda olabilir ama insani yönünü kaybetmemek harika bir şey.
Karşındakini görebilmek, empati kurabilmek ve verebilmek…
Bazen bir fincan kahveyle
“Yorgunluğunun farkındayım” demek.
Bazen bir parça börekle
“Bendeki seni mutlu etsin istiyorum” demek.
Paylaşmak ve bir işin, bir projenin esnasında ve sonunda insan olarak kalmak, insanlığını tazelemek gibidir.
Bu gibi insanlar iyi ki varlar.
Hep var olsunlar.

2 Comments
Böyle insanlar var. Bir yerlerde yaşıyorlar.
YanıtlaSilRabbim bu insanlara huzur afiyet ve bereket nasip etsin evet çok şükür ki var olduklarını bilmek bile insana iyi geliyor.
Sil