Bazı anların içinde bulunduğumda içimden sayfa sayfa dökülüyor cümleler..belki bi kaç salisiye içinde sayfalarca ifade biçimi ile o anın etkisini genişliği yüksekliği derinliği ve yoğunluğu ile zihnimde görebiliyorum.
Elle tutulmayan bir defterin sayfalarına işler gibi..''Eve gider gitmez bu hislerimi kaleme alacağım,şu cümleyi şu ekilye kuracağım,hayır hiç birini unutmayacağım hatta daha da zenginleştireceğim..'' diyorum ama eve gelesiye,evde bekleyen işleri halledesiye bilgisayarın başına geçesiye dek hepsi uçup gitmiş oluyor..
Bu gün de böyle bir an yaşadım..hissettirdiği duygular ve zühnümde vucut bulmuş halini buraya aktarmak ümidi ile bilgisayarın başına geçtim..
Ama o andan bahsetmeyeceğim..farklı bir şeyen bahsedeceğim..tam olarak ne zaman başladı bilmiyorum ama ne zamandır sanki içimin düzenini gözlemleyemiyorum,bedenimin yorulduğunu gözlemleyemiyorum,ne kadar ve nasıl uyuduğumu anlaymıyor gibiyim..içsel iletişimim bir kopukluğa uğramış gibi bir hal..bunu daha farklı nasıl ifade edebilirim bilmiyorum..
Eskiden zihin ve bilincime daha yakındım sanki,şimdilerde ise bedenimde yaşayan bedenimi ve gün içinde yaptıklarımı dışarıdan izleyen biri gibi hissediyorum..
Kopukluktan kastım biraz da buna benzer bişey..farklı bir yazılım yüklendi sanki içime ve ben içime eskisi gibi yakın değilim,içimdeyim,içimde olmama rağmen içselleşemiyorum..
Bende tabiri yok,vakitlerin,günlerin,tarihlerin..bir çok şeyin manası değişti sanki..toprağın yağmurun denizin rüzgarın..mevsimlerin de aynı şekilde.
Sıralı bir şekilde dersini su gibi ezberlemiş bir öğrenci gibi hissediyorum ve bunun ne olduğunu bilmiyorum..
Büyümek diyemiyorum,yaş almak da diyemiyorum..bir kopukluk gibi..
Sevdiğim şeyleri yapıyorum ama içimden uzak bir yerde..sanki zihnimde veya bilincimde bir alan ço kfazla genişledi..
Hani,küçük bir evden daha büyük bir eve taşınır da eşyalar çok az veya aralarındaki mesafe daha büyük olur ya..
Tam da öyle..
İçimdekileri görüyorum,her biri bana ait..yabancısı olduğum hiç bir şey yok ama ben bunları güzel bir kompleks haline güzel bir oluşuma sokamıyorum,uyumlu bir görüntü düzenli bir halde sıralayamıyorum sanki..
Bir şeyler eksik desem,eksiklik hissetmiyorum bir şeyler çok tanıdık desem o çok tanıdık olan şeyleri bile uzaktan izler gibi hissediyorum..
İlginç enteresan hatta garip..bu satırları yazdım ve zihnimin yorulduğunu beni daha fazla yorma dercesine gözlerimin kapaklarını ağırlaştırdığını hissediyorum..
Aşırı yüklenme olabilir mi,bilemiyorum ..belki de..
Bu nedir bilmiyorum..

7 Comments
Bu kötü bir şey değil bence, hatta büyümenin insanı sürekli sorgulatan ve geliştiren etkileri bile diyebilirim, kısacası gelişen insan için olumlu bir durumdur bence... -bile- diyebilriim:)
YanıtlaSilYani evet fazla sorgulamak gibi bişeydir belki de bugun herşey daha net mesela,insan olmak zor ya bazen :)
Silolsun yaşa gitsin iştee kontrol edemiyoz her zaman hayatı :)
YanıtlaSilGüzel şeyler yazacaktım oysa :(
SilBende tabiri yok,vakitlerin,günlerin,tarihlerin..bir çok şeyin manası değişti sanki..toprağın yağmurun denizin rüzgarın..mevsimlerin de aynı şekilde. Bununla ilgili bir tweet vardı X’te. Şu yıl bir şey oldu- hangi yıl olduğunu hatırlamıyorum ama 2020 olabilir- artık eskisi değilim. Hiç bir şeyden zevk almıyorum diye bir tivitti. Belki de pandemiden sonra böyle olduk.
YanıtlaSilBir çok şeyin nabzını tutamamak gibi bişey,bi kaç yıl evvel uyumadan evvel uyanacağım saate yakın zihnim yavaş yavaş uyanıyordu şimdi öyle değil..bir şeyler değişti bir şeylerle oynandı ya da bilmiyorum ama bunu da düşünmüyor değilim.
Silbazen hiçbir şey yokmuşçasına öylece durmak geliyor. işleri hallettim, yazmışsınız ya. önceliğiniz kendiniz olsun. her şey değişiyor. insanlar, mekanlar, sesler. sonrası kocaman boşluk.
YanıtlaSil